R31 Skyline C32 serisi Laurel temelli olup 1985-1989 yılları arasında üretildi. Aracın tasarımı önceki nesillere kıyasla daha büyük ve köşeli idi ve birçok yeni teknolojiyi ve özelliği barındırıyordu. R31 Nissan'ın yeni RB serisi motorlarının kullandığı ilk Skyline oldu. Sedan, hardtop sedan, coupe ve station wagon modelleri bulunmaktaydı. Avustralya ve Güney Afrika pazarlarına ise özel motorlarla satışa sunulmuştur.
Sekizinci nesil R32 Skyline Mayıs 1989 tarihinde görücüye çıktı. Skyline bu kez yalnızca iki kapılı coupe ve dört kapılı sedan modelleri ile sunulmuş olup geliştirilmiş silindir kafaları ve ECCS (Elektronik Konsantre Kontrol Sistemi) enjeksiyon sistemine sahip RB-serisi sıralı altı silindir motorlar ile donatılmıştır. Bunun dışında 1.8 L dört silindirli GXi modeli de sunulmuştur. Birçok modelde HICAS adı verilen dört tekerlekten yönlendirme sistemi bulunmaktaydı. 2.5 L GTS-25 modeli Japonya'nın ilk beş ileri otomatik şanzımana sahip otomobillerden biri oldu. ABS ve mekanik LSD üst modellerde standart ve diğer modellerde opsiyonel olarak sunulmuştur. GTS-t Type M modelinin dört tekerlekten çekişli modeli ise GTS-4 olarak sunulmuştur.
R33 Skyline 1993-1999 yılları arasında üretildi. Önceki nesline kıyasla daha ağır olan araç yine coupe ve sedan gövdelere sahipti. R33 yolcu hava yastığı sistemi ve iç çarpışma çubukları sayesinde 5.5 üzerinden 3.8 derece ile öndeki nesillere kıyasla daha güvenli bir araç olmuştur. Bu kez tüm modellerde RB-serisi altı silindirli motor kullanılmakta olup bazı modellerde de daha geliştirilmiş dört tekerlekten yönlendirme sistemi olan Super HICAS sistemi bulunmaktaydı.
1999 yılında çıkan R34 GT-R revize şasi ve diğer güncellemelere sahipti. Aracın en büyük ve önemli özelliği diğer hiçbir Skyline'de bulunmayan ön panel üzerindeki turbo basıncı, yağ sıcaklığı, su sıcaklığı, G-force gibi diğer birçok şeyi ölçen bilgisayarı olmuştur. Aracın o dönemde en büyük rakipleri Toyota Supra ve Honda NSX idi. R34 GT-R Haziran 2002 tarihine kadar üretilmiş olup 2007 yılında yerini SKYLINE ibaresi çıkarılmış ve ayrı bir model olarak sunulmuş Nissan GT-R'a bırakmıştır. Ayrıca Hızlı ve Öfkeli filminde kullanılmış ve ününe ün katıp en ikonik GTR modeli olmuştur.
Nissan, 1969 ve 1974 yılları arasında ve tekrar 1989 ve 2002 yılları arasında, Skyline sedan tipi aracının yüksek performanslı modeli olan Skyline GT-R'ı üretmiştir. Bu araç bir ikon haline gelmiş ve yollarda ve pistlerde büyük ün kazanmıştır. Nissan GT-R, her ne kadar artık “Skyline” armasını taşımasa da Nissan Skyline GT-R geçmişinin bir parçasıdır. Hemen önceki Skyline GT-R nesilleri gibi, Nissan GT-R da 4 çekerli, çift turbolu 6 silindirli bir motora ve artık simgesi haline gelmiş 4 adet yuvarlak stop lambasına sahiptir. Ancak GT-R tamamen yeni bir model olup Skyline ailesinin diğer fertleri ile çok az ortak noktaya sahiptir ve küçük adımlardan oluşan evrimlerden ziyade tamamen yeniden tasarım yoluna gidilmiştir: dört tekerlekten yönlendirmeli HICAS sistemi kaldırılmış ve daha önceki sıralı 6 silindirli RB26DETT motor yerini V6 VR38DETT motora bırakmıştır. GT-R mirasından ötürü, tamamen yeni sürüm olan şasinin kodu CBA-R35 veya kısaca 'R35' olarak adlandırılmıştır.

Neden Nissan GT-R Bu Kadar Hızlı?

Nissan GT-R serisi, yüksek performans ve pist odaklı mühendisliği ile bilinir. İşte hızının ve performansının başlıca nedenleri:

  • Gentlemen’s Agreement (Centilmenlik Yasası): Japon üreticiler, 1980’lerden itibaren araçların maksimum hızını 180 km/s ile sınırlayan gizli bir anlaşma yaptılar. Bu sınırın ötesinde GT-R’lar modifiye edildiğinde performans potansiyeli oldukça artmaktadır.
  • 280 Beygir Sınırı: Japonya’daki yasal düzenlemeler, 1980-1990’larda 280 beygirlik motor limitini öngörüyordu. GT-R mühendisleri bu sınırın yakınında veya biraz üstünde motor tasarlayarak maksimum verim elde ettiler.
  • Yüksek Modifiye Kapasitesi: RB26DETT ve VR38DETT motorları, yüksek performanslı turbo ve tuning imkanlarına sahipti. Bu sayede pist ve drag performansı ciddi şekilde artırılabiliyordu.
  • Dört Tekerlekten Çekiş ve İleri Teknoloji: ATTESA E-TS dört çeker sistemi ve Super HICAS gibi gelişmiş direksiyon teknolojileri sayesinde GT-R, hızlanma ve viraj performansında rakipsizdi.

Tüm bu faktörler, Nissan GT-R’ın efsanevi “Godzilla” lakabını almasına ve dünya çapında bir süperspor ikonu olmasına yol açmıştır.